Güncel

TTB’den “Aşı tereddüdü”ne karşı soru-yanıtlı rehber

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Covid-19 aşını yaptırmakta tereddüt edenlerin kaygılarını gidermek için soru-yanıtlı rehber hazırladı.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre bugüne dek 48,7 milyon doz aşı uygulandı. Ancak sosyal medyada kaynağı belirsiz aşı karşıtı haberlerin yayılması, bazı kişilerin aşı yaptırıp yaptırmamakta kararsız kalmasına neden oldu.

TTB de kaygıları gidermek ve aşılara ilişkin doğru bilgileri iletmek amacıyla sık sorular soruları bir araya getirdi. TTB’nin rehberinden bazı soru-cevaplar şöyle:

Aşılar ve yan etkileri: Tüm aşılarda olduğu gibi bu aşılarda da yan etkiler vardır. En sık görülen yan etki kısa süreli (bir-iki günü geçmeyen) kol ağrısıdır. Ateş, halsizlik, kas ağrıları, bulantı, baş ağrısı, aşılanan tarafta lenf bezinde şişme gibi yan etkiler, ilk bir-üç gün içinde ortaya çıkar. COVID’e benzeyen ve kısa süren belirtiler de bildirilmektedir.

Bazı kişilerde, işe gitmemeyi gerektirecek halsizlik bir-iki gün sürmektedir. Sahada iki buçuk milyardan fazla kişiye uygulanan bu aşılarda endişe uyandıran bir yan etki gözlenmemiştir. COVID geçirildiğinde oluşacak yan etkiler ise hayatı tehdit eden boyuta ulaşabilmektedir. Dolayısıyla aşı güvenlidir, hastalığı önleyerek yaşam kurtarıcı etki sağlamaktadır.

“ALERJİ ENGEL DEĞİL”

mRNA aşıları ve anafilaksi: Aşının, Faz-3 çalışmasında ve sahadaki uygulamalarda, anafilaksi riski yüzde 1’den azdır. Risk, tüm anafilaksi reaksiyonlarında olduğu gibi ilk 15-30 dakikada ortaya çıkmakta ve aşı uygulanan merkezlerde yapılan ilk müdahale ile kolaylıkla yönetilmektedir. Aşılamadan sonraki ilk dakikalarda gerçekleşen vagal refleks ilişkili bayılma karıştırılmaktadır. Bayılma bir aşı yan etkisi değildir. Alerjinizin olması mRNA aşıları yaptırmanız ya da COVID aşılarını yaptırmanıza engel değildir. Herhangi bir aşının ilk dozu ile ani tip alerjik reaksiyon (anaflaksi) olduysa ikinci doz bu aşı ile yapılmamalıdır. Döküntü şeklinde ortaya çıkan bölgesel ya da genel alerjik reaksiyonlar durumunda ise aynı aşının ikinci dozu yapılabilecektir.

“GENETİK DEĞİŞTİRMEZ”

Aşılar elektromanyetik alan yaratır mı?: Hayır. Hiçbir COVID aşısının içeriğinde elektromanyetik alan yaratacak bir elemen bulunmamaktadır.

mRNA aşıları genetiğimi değiştirebilir mi?: Hayır. mRNA (ulak RNA) her gün işlevsel proteinleri kodlamak için milyonlarca kez doğal olarak yaptığımız ve işlevini yapınca dakikalar içinde yok olan genetik bir moleküldür. Aşı için kullanılan mRNA biraz daha dayanıklı olmakla birlikte saatler ve en fazla günler içinde yok edilmektedir. mRNA’nın hücre çekirdeğimizdeki DNA’ya geri dönebilmesi de zaten biyolojik olarak mümkün değildir.

Aşılar kısır yapar mı?: Yapılan bir çalışma, erkeklerde aşılanmanın semen kalitesine olumsuz bir etkisi olmadığını, hatta olumlu bazı etkiler gözlendiğini ortaya koymaktadır.

AŞILAR NASIL HIZLI BULUNDU?

Son 10 yılda, Ebola, MERS gibi salgınlar için yapılan aşı çalışmaları ve gelişen aşı teknolojisi, bu konudaki adımların hızla atılmasını sağladı. COVID aşıları geliştirilirken daha önce başka alanlarda çalışılmış olan bazı teknolojiler kullanılmıştır.

COVID aşı platformları, aşı çalışmalarını henüz pandemi ilan edilmeden önce ve hızla başlatabilmişlerdir, çünkü 7 Ocak 2020’de, SARS-CoV-2 virüsünün izolasyonu mümkün olmuştur. Bu virüs, yeni bir ‘Coronavirus’ olarak tanımlanarak ilk genom dizisi (virüsün genetik haritası) 10 Ocak’ta virological.org adlı sitede yayımlanmıştır.

Böylece aşı çalışmalarının, aynı aileden olup daha önce salgın yapan SARS-CoV-1 ve MERS-CoV ile benzer şekilde, virüsün yüzeyinde bulunan ‘S’ (spike) olmak üzere, aynı hedef protein kullanılarak sürdürüleceği anlaşılmıştır. Önceki bu iki salgın ya kısa sürede ortadan kalkmış ya da kısıtlı coğrafyada kalmıştır. Bu nedenle S (spike) proteini ile geliştirilen ve patent başvurularını yapmış 188 aşı adayı ile çalışmalar, hastalık bittiği için ve kesilen ödenekler nedeniyle sürdürülememiştir.

Ancak o çalışmalarda, aralarında mRNA, vektör ve protein alt birim aşıları da olan bu aşı adaylarında kullanılan hedef protein ‘optimal’ hale getirilmiş ve bağışıklık geliştireceği gösterilmişti. Yeni olduğu düşünülen mRNA aşılarından, Moderna tarafından üretilen aşının 2013’te MERS-CoV için patent başvurusu zaten mevcuttu. Virüs genomu tanımlanır tanımlanmaz da eski çalışmalarına bıraktıkları yerden devam ettiler.

Bir diğer mRNA aşısı olan Biontech aşısı için kullanılan teknolojide, aynı firmada çalışan Katalin Kariko adlı bilim insanın 2005’te üreterek patentini aldığı sentetik mRNA molekülü formülünün kullanıldığını belirtelim. Çocuk felci aşısı 60 yılda bulundu ama virüsün tanımlanması ile genomunun ortaya konulması da 80 yıl sürdü. Ebola için genomun ortaya konulması ise 6 yıl aldı. Genomu en hızlı tanımlanan virüs, SARS-CoV-2 oldu, çünkü gen dizileme için kullanılan teknoloji çok ilerlemişti.

 

TTB’nin sitesinde tüm soru-cevapları bulabilirsiniz.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu