EmekGüncel

Systemair HSK Direnişi | “Haklı olan biziz. Hakkımızı alana kadar da mücadeleye devam edeceğiz”

"Biz doğru bildiğimizden şaşmayacağız, haklı olan biziz. Hakkımızı alana kadar da mücadeleye devam edeceğiz"

Kocaeli Dilovası’nda bulunan Systemair HSK Havalandırma Endüstri Sanayi Fabrikası’nda, Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye olmalarının ardından zorla ücretsiz izne çıkarılan işçiler direnişe başladı.

Sendika düşmanlığına karşı başlayan direniş, Birleşik Metal-İş’in Systemair HSK fabrikasında çoğunluğu elde etmesinin ardından başlarken, Systemair HSK patronları direnişin yaygınlaşmasının ardından basın kuruluşlarına mail atarak çoğunluğun sağlanmadığını söyledi.

Patronların bu kendini aklama çabası ve direnişin seyrine dair Birleşik Metal-İş’ten Fehmi Elmacı ile konuştuk.

– Systemair HSK’da sendikalaşmanın ardından direniş süreci nasıl başladı?

-7 Ekim tarihinde sendika olarak çoğunluk tespiti için bakanlığa başvuru yaptık. 15 Ekim’de de hem işverene hem de sendikaya çoğunluk tespiti geldi. 16 Ekim itibariyle de işveren saldırıları başladı diyebilirim.

Önce 15’inin akşamından 16’sının öğlenine kadar arkadaşlarımıza sendikadan istifa etmelerini, burada çoğunluğun olmadığını söylediler. Biz buraya sendika almayız, diyerek arkadaşları tehdit ettiler.

Arkadaşlarımız direnç göstererek baskılara boyun eğmediler. Bunun akabinde 45 tane arkadaşımızı ücretsiz izne çıkardılar.

Aslında ücretsiz izin ne için çıkarılmıştı hükümet tarafından? Pandemi döneminde işleri kötü giden, yavaşlayan işverenler işten çıkarmasın diye… Bununla birlikte de ücretsiz izin hakkı verdi. Pandemiden önce iş kanununa göre işverenler tek taraflı olarak işçileri ücretsiz izne çıkartamıyorlardı. Ancak işçilerin onayıyla yapabiliyorlardı bunu.

Maalesef bu işyerinde ise bu hak kötüye kullanıldı. Çünkü aslında bu şirket pandemi döneminde çok ciddi üretim yaptı. Düşünün ki bu süreçte arkadaşlarımızı eve göndermediler, zoraki mesai yaptırdılar. Özellikle toplumu ilgilendiren yerlere iş yapıyorlar, kamu ağırlıklı. Metrolar gibi…

Mesela pandemi hastanelerinin havalandırmalarını bu şirket yaptı. Yani şu an iş yokmuş havası verip arkadaşlarımızı ücretsiz izne çıkartmalarının sebebi aslında tamamen sendikalaşmadır.

Burada ucuz işçilik mantığı var. Buraya sendika gelince de işçiler hakkını aramak için bu sendikaya başvurdular. Düşünün ki annesi hasta olan bir arkadaşımız, “benim annem hasta ben bugün mesaiye kalmayayım” dediğinde bu arkadaşımıza ceza olarak ücretsiz izin dayatması yapıyorlar.

Sözde işten çıkarmak yasak ama dediğiniz gibi patronlar ücretsiz izinle çözüyor işlerini. Ya da sendika geldiği zaman işçiyi işten çıkarmak istediği zaman…

– Evet insanları bin 160 liraya mahkum ederek kendileri işi bırakıp gitsinler tavrı koyuyorlar ortaya. Hani ‘ben çıkartmadım, kendi çıktı’ demeye getiriyorlar. Bin 170 lirayla geçinmek şu an mümkün mü? Değil tabi ki.

İnsanları cezalandırmak için işverenler işçileri işten çıkartmıyorlar, onları ücretsiz izne çıkartıyorlar. Ve bu sadece sendikalaşmanın olduğu yerlerde de değil. Az önce arkadaşla ilgili verdiğim örnekte de, arkadaşın annesinin durumuna rağmen mesaiye zorladıkları dönemde daha sendikayı bilmiyorlardı. HSK’da çalışan bu arkadaşımızı mesaiye kalmadığı için ücretsiz izne çıkardılar. O arkadaşımız hala ücretsiz izinde.

HSK şirketi basına ‘yetkilendirilmiş bir sendika yoktur’ minvalinde bir mail attı. Şirketin bu iddialarına dair ne söylemek istersiniz?

– Onlarınki tamamen iddia. Bizimki belgeli. Yani bu maille işveren Çalışma Bakanlığı’na yalancı diyor. Zaten bakanlıktan bize çoğunluk tespiti gelmese bunu söylemezdik.

Çoğunluk tespitini açıklayacak olursam; ilk önce insanlar kendi e-devlet’lerinden giriyorlar ve bir sendikaya üye oluyorlar. Bakanlık bunu tespit ediyor ve yeterli sayıyı yakaladığınız zaman ise –eğer tek fabrika ise çalışan sayısının %50+1’ini ister- o işyerine sendika girer.

Biz 50+ 1’ i geçtik, hatta fazlasıyla geçtik. Normalde bizim oradaki sayımız daha da düşük olabilirdi. Normalde 190 çalışan vardı. 98 üyeyle başvuru yaptığımız gündü, ki o gün hemen 98’i bulduktan sonra başvurduk.

O gün akşama kadar 110 üyeyi bulduk biz zaten. Tabii bir yandan baskılarla, vb. şeylerle yıldırmak istedikleri arkadaşlar var. Ama içeride arkadaşlarımız çok diri vaziyetteler. Dışarıdaki arkadaşlarımız da inançlı vaziyette. Sendikalarına ve arkadaşlarına sahip çıkıyorlar. Bu da işvereni çıldırtıyor aslında.

Moraller nasıl, işçiler ne düşünüyor ya da bundan sonraki süreç nasıl işleyecek? Buna dair bir planlama var mı ya da direnişin kendisi nasıl devam ediyor şu an?

– Direnişimiz iyi. Arkadaşlarımız söylediğim gibi inançlı bir vaziyette. Aslında burada, sendika olarak biz bir aracız. Arkadaşlar aslında haklarını arıyor bir araya gelerek. Biz onların bir araya gelmesini sağlıyoruz bir çatı altında.

Bugüne kadar işveren arkadaşlarımızı dinlememiş, ne derdiniz var diye sormamış. Sendika geldikten sonra ne sıkıntınız varsa halledelim dediler; içerideki arkadaşları caydırmak için yüzde 20-25 zamlar teklif ettiler. Ekstra paralar teklif ettiler.

Arkadaşlarımızdan gelen bilgilendirmeler bunlar bize. Ve düşünün ki orada usta başı konumunda arkadaşlar bile sendikaya üye oldular. Yani dirençli bir şekilde, güzel gidiyoruz. Herhangi bir çözülme yok ama işveren, insanları kandırmak için bugüne kadar vermediği hakları vereceğim diyor.

Sendikayı kırmak için, örgütlenmeyi kırmak için… Örnek vereyim; bugüne kadar yüzde olan fazla mesaiyi Cumartesi günü için yüzde 150, Pazar günü için ise yüzde 200 yapacağım diye açıklama yaptı iş yerinde. Bunu yapmanın gerekçesi neydi? Sendikalı arkadaşlarımız 28 Ekim akşamı mesaiye kalmadılar. Bir de burada ayrı bir çelişki ortaya çıkıyor.

Madem iş yok 45- 46 kişiyi ücretsiz izine çıkartıp, neden fazla mesai yapıyorsun? Bunu devletin ilgili birimlerinin de incelemesi lazım. Çünkü burada aynı zamanda devleti de dolandırıyorlar. Yani düşünün ki devletin sırtına 46 tane ücretsiz izine çıkartılmış arkadaş var ve devlet bunlara bin 170 lira para ödeyecek aylık. Ama içeride fazla mesai baskısı var.

– Peki son olarak ne söylemek istersiniz kamuoyuna ya da diğer sendikalara nasıl bir çağrı yapmak istersiniz dayanışma boyutuyla?

– Bizim zaten Gebze’de Sendikalar Birliği diye bir birliğimiz var. Biz bunu buraya da taşıyacağız. Yani son zamanda sadece bizim iş kolumuzda değil, diğer iş kollarında da sendikalaşmaya giden iş yerlerinde bu ücretsiz izini sopa niyetiyle kullanıyorlar.

Biz bunu Sendikalar Birliği’ne de taşıyıp gündem yapacağız. Tabii ki sizlerin de bunu dile getirmeniz bizim için büyük bir avantaj. Dediğim gibi biz doğru bildiğimizden şaşmayacağız, haklı olan biziz. Hakkımızı alana kadar da mücadeleye devam edeceğiz.

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu