GüncelManşet

(Röportaj)“Bizim kefene ihtiyacımız yok, yıkabiliyorlarsa yıksınlar!”

İstanbul: Okmeydanı halkı evlerini yıktırmamaya ve yaşam alanlarını terk etmemeye kararlılar. Okmeydanı Çevre Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Ali Çektin ile Okmeydanı ve alınan “Riskli Alan” kararı üzerine söyleşi yaptık.

ÖG: Açıklamalarınızda üç kuşaktır devam eden bir mücadele olduğunu söylediniz biraz açabilir misiniz?

83’lerde Turgut Özal’ın 2981 sayılı yasayı çıkarması ile “Ben af çıkardım siz evraklarınızı milli özel teknik bürolarca hazırlatın, gidin devletin adına 2000 liralık makbuz yatırın. Önce tapu tahsisi belgelerinizi vereceğim ondan sonra bu tapu tahsisi belgelerinizi tapuya dönüştüreceğim ve sizin mülkiyet sorununuzu halledeceğim” demişti. Daha sonra belediye tek katlı evlerin yıkılıp çok katlıya geçişi için destek oldu ve devlet destek olarak ve müteahhitlerin iş birliği içinde çok katlılara geçilmiş olundu. Müteahhitlerin toprak sahibine verdiği 3 daire ve 1 kişi üzerine 3 daire yani “zengin” gözüküyor.

Burada yaşayanlar gelir düzeyi yüksek aileler değil. Birçoğunun nüfusu köyünde kayıtlı gözüküyor. Dolayısıyla Okmeydanı’ndaki gerçek nüfus adrese dayalı nüfus sayımının çok çok üstündedir, daha belediye bunu bile tespit edememiş.

ÖG: Ertelemelere rağmen “Riskli Alan” kararı belediye meclisinden geçti, ne diyeceksiniz bu konuda?

1999 senesinde deniz kıyısındaki bölgeler en çok zarar gördü. En sağlam bölgelerden birisi de Okmeydanı arazileri olduğu söylendi. “Okmeydanı’nı neden riskli alan ilan ediyorsunuz?” diye sorduğumuzda bu sefer bize üst yapılar çürük olduğu için kentsel dönüşüme aldıklarını söylüyorlar. Doğru, İstanbul’da 2 milyon tane deprem riski taşıyan bina var ve Okmeydanı’ndakiler 5600 tane. Beyoğlu ilçe sınırları içinde Beyoğlu ara sokaklarında 200 senelik binalar var, Kasımpaşa’da eski binalar var. Kasımpaşa’da Ahmet Misbah Demircan’ın babası ve amcalarının Demircan Otelinin üstüne 3 tane kaçak kat konmuş. Risk analizi yaptırdı mı? Hayır. Kasımpaşa’nın Hasköy’ün, Halıcıoğlu’nun zemini Okmeydanı’ndan daha mı sağlam binaları daha mı sağlam? Okçular Vakfına 24 dönümlük yer yetmemiş olacak ki, şimdi havuza da ihtiyaçları var. Hem de haremlik selamlık olmak üzere iki tane. Bunu 28 Mayıstaki Fetih Şölenlerinde Bilal Erdoğan’la hem başbakan R.T. Erdoğan’ın annesinin akrabası AKP İl Başkanı hem de Okçular Vakfının Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız’ın önündeki mikrofon açıktı bunu herkes duydu. Aralarında geçen sohbette “İki tane bina yıkar havuzlarımızı yaparız” diyorlar. Ne kadar kolay onların yüzmesi bizim barınmamızdan çok daha önemli.

Buralar eskiden tarlaydı, çamurlu arazilerdi ve bizim gibi köylülere reva görülmüştü ama şimdi çok değer kazandı ve buralara zengin ve “soylular”ın yerleştirilmesine karar verildi. “Siz fakir fukarasınız yeni varoşlara yeni tarlalara gidin ancak oralarda oturabilecek ekonomik düzeye sahipsiniz” diyerek bizleri buradan atmak istiyorlar.  “Soylu” diyerek karşımıza çıkanlar geçtiğimiz günlerde de ortaya çıkan çalarak çırparak, hırsızlık yaparak, dolandırıcılık yaparak, devlet hazinesinin parası ile zengin olanlardır.

Ö.G: Bu kararda son zamanlarda Okmeydanı’nda yaşananların sizce etkisi var mı?  

Tabi ki var, önce bizleri suçladılar ve işgalci olduğumuzu söylediler. Bizlerde devlet arşivlerinde olan belgeleri koyduk önlerine bu durumda söyledikleri tutmadı. Buraları çok yüksek fiyatlara aldığımız devlet arşivlerinde de yer alıyor. Bizler işgal etmedik dolandırıldık ve devlet dolandırıcıya arka çıktı.

Şimdi de Okmeydanı’nı itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Sulukule’de böyle yaptılar. Okmeydanı’na da “terör yuvasıdır” deniyor. Önce terörize ediyor sonrada “terör yuvalarını kurutmak için boşaltıyoruz” diyecekler, bunlar kesinlikle doğru değil. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir ama biz herkesin siyasi görüşüne saygı duyuyoruz. Okmeydanı Koruma ve Güzelleştirme Derneğinde her düşünceden ve siyasi görüşten kimseler var, çünkü bizim sorunumuz barınma sorunu. Biz burada evlerimizi savunuyoruz. Dozerler kapımıza geldiği zaman da bunları ayırmayacak zaten.

Karar resmi gazetede yayınlanır yayınlanmaz bizde gidip Danıştay’da dava açacağız, aleyhimizde sonuçlanırsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gideceğiz. Bunların hiç biri olmazsa evlerimizde oturacağız varsınlar yıksınlar üstümüze, bizim kefen almamıza gerek yok, biz kefensiz gömülmeye razıyız.

Ö.G: Bu proje neden sürgün projesi?

Okmeydanı’na 20 katlı evler, botanik bahçeleri, Şanzalize’ler yapacaklarmış. Çoğu işsiz çalışan asgari ücretle çalışıyor, sigortasız işlerde çalışıyorlar. Okmeydanı halkının tek istediği, ayağı yere basan bir proje yapılsın buradaki halk burada kalacak, mağdur olmayacak şekilde, depreme dayanıklı, yolu güzel, parkı, okulu, sağlık ocağı olsun yeter. Sosyal konut yapılması bizim için yeterli olur. Verilen sözün resmileşmesini istiyoruz biz, yazılı belge verilecek.

Bitti artık devletten korkan, cahil nesil. Öyle bağırarak çağırarak bizi yıldıramazlar. 2 kuşaktık bu mesele ile uğraşıyoruz bizlerde sağlam binalarda oturmayı herkesten çok isteriz. Bizlerde bu işin artık bitmesini istiyoruz ama bizleri sürgün ederek değil.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu